Country:

  • +90 (542) 228 50 05
BANKACILIK

 Bankacılığın Geleceği: 2025”, Greenwich Associates

“Bankacılığının Geleceği:2025” Raporuna göre, bankacılık sektöründeki eski oyuncuların, yasal düzenlemelerin getirdiği dezavantajlardan etkilenmemek ve ileri teknolojiyi kullanan rakiplerini yakalamak için büyük çaplı yatırımlar yapması ve işletme kültürlerinde kapsamlı değişikliklere gitmesi gerekecek. Bu değişiklikler, sektördeki oyuncuların birçoğunu, bankacılığın geleceğini temsil eden “dev dijital finans merkezlerine” dönüştürecek.
Tamamını OKU

 

Körfezde Dijital Bankacılık, McKinsey Company

Orta Doğu’da finans sektöründeki bireylerin dinamiklerini anlamayı hedefleyen McKinsey, Ekim 2016’da Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan çapında 1750 şehirli tüketiciyle (ki bunlar hanelerinde bankacılıkla ilgili konularda karar alıcı konumundadır) online anketler aracılığıyla görüşmüştür. Çalışma tüketici tercihleri ile davranışlarının nasıl değiştiğini ve bu tüketicilerin en az %80’inin artık bankacılık ihtiyaçlarının en azından bir kısmını bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler aracılığıyla karşıladıklarını; şubeye gitmeyi ya da çağrı merkezini aramayı ise yalnızca belli başlı kompleks işlemler için düşündüklerini göstermektedir.

Her iki körfez pazarı da e-ticaret alanında yüksek penetrasyon oranlarına sahiptir ve katılımcıların %80 ile %90 arasındaki bir bölümü, online alışveriş tecrübesine sahiptir. Yine de banka şubelerinin Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerde, gelecekteki yakın bir zamanda tamamıyla kapatılması beklenmemektedir. Ancak finansal ürünlerin satışı alanında halen büyük bir boşluk bulunmaktadır, zira katılımcıların yalnızca %20 ile %25 arasında bir kısmı son 12 ayda bir finansal ürünü online olarak satın almıştır. Çalışma, dijital seçeneklerin tüm çekiciliğine rağmen, şube ve ATMler gibi fiziki kanalların da bölge genelinde bankacılık sektöründe önemli rol oynamaya devam edeceğini göstermektedir.
Tamamını OKU

 

Banka Şubelerinde Dönüşüm (infografik), Capgemini  

Şubede gerçekleştirilen işlemlerin sayısındaki düşüş, şube maliyetlerinde her yıl gözlenen artış ve tüketicilerin şubeleri kullanma biçimindeki sürekli değişim bir arada düşünüldüğünde; şube yapılarını bu değişime uyarlamayan finansal kuruluşları zor günler beklediği ortadadır. Ancak şubeler hesap açma (%75), tavsiye alma (%58) ve finansal ürünleri satın alma (%62) gibi işlemler için halen tercih edilen satış ve hizmet kanalı konumundadır.
Tamamını OKU

 

Ekosistem Dünyası Için Bankayı Yeniden İnşa Etmek, Mckinsey Company

Dijital dünyanın yeni aktörleri, özellikle müşteri ilişkilerini dönüştürerek ve perakende segmentlerinde kar erozyonuna yol açarak banka performansları üzerinde negatif yönde etkili olmaktadır. Alibaba, Amazon ve Tencent gibi bu yeni ve güçlü rakipler, bankaların müşterilerine ve bu müşterilerin getirdiği gelir ve karın yeni ortaklarıdır. Kullanıcıların eskiden elde edebileceğinin ötesine uzanan, müşteri merkezli ve birleşik bir değer teklifi sunan bu dijital oyuncular çeşitli sektörlerin değer zincirleri arasında birleştirici rol oynayarak müşterilerin masraflarını azaltan, kolaylık sağlayan ve yeni tecrübeler sunarak daha fazlasını istemelerine yol açan “ekosistemler” yaratmaktadır. Kolaylıkla sahip oldukları kıymetli müşteri bilgilerine ek olarak bankalar için en endişe verici yanları, tüketicilerin büyük finansal kararlar vermesini de içeren süreçlerinde daha merkezi bir konumda yer almalarından kaynaklanmaktadır. Bu şirketler geleneksel sektör sınırlarını bulanıklaştırmakta, sundukları üstün müşteri deneyimi sayesinde düzenli müşterilerine sürekli artan çeşitlilikte ürünleri satabilmektedir. Platform şirketlerinin tek bir platform üzerinden çok çeşitli ürün ve hizmetler sunup işletmelerin dağıtım tarafını giderek artan oranda baskı altına almasıyla beraber, pek çok işletmenin üretim faaliyetleri de gözden düşmektedir. McKinsey & Co., bazı banka yöneticilerine uzak bir tehlike olarak görünen bu etkiyi sayılarla ortaya koymak için bir çalışma yaparak, platform şirketlerinin bankacılığı ikiye bölmede başarılı olması halinde küresel bankacılık sektörünün kaybedebileceklerini hesaplamıştır. Çalışmanın sonucunda; banka bilançolarının belkemiğini ve finansman/borç verme faaliyetlerinin çekirdeğini oluşturan “üretim” alanının sektördeki gelirin %53’ünü, ancak karın yalnızca %35’ini sağladığı, böylece %4,4 oranında bir özvarlık getirisi sunduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, bankacılığın kaynak bulma ve satış tarafını oluşturan “dağıtım” kaleminin ise gelirlerin %47’sini, karın da %65’ini getirdiği ve %20’lik bir özvarlık getirisi oranı sunduğu görülmektedir. Platform şirketlerinin bankacılık pastasına göz koyarkenki temel hedefleri, dağıtım kaleminden sağlanan yüksek getiridir. Pek çok açıdan bakıldığında da, dağıtım için bankalara göre daha iyi bir konumda oldukları ortadadır.
Tamamını OKU

 

Bankacılıktaki İşletme Modelinde Dijital Bir Çatlak, Mckinsey Company

Düşük maliyetli hizmet sunan rakipler sektördeki cazip müşteri kitlelerini hedefliyorlar. Finansal hizmetler sektöründe dijital yenilik getiren oyuncuların yükselişi bireysel bankacılık alanındaki geleneksel kurumların iş modelleri açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu raporda, yeni rakiplerin bankaların mali durumunu nasıl etkileyeceğini daha iyi göstermek amacıyla bilançodaki kaynak bulma ve satış bileşenleri ile tüm bankacılık ürünlerindeki yerine getirme bileşeni parçalar halinde incelenmiştir. Araştırma bankaların kazançlarının yüzde 59’unun danışmanlık veya ödemeler gibi safi bedel ürünlerin yanı sıra kredi ve mevduat gibi bilanço ürünlerinin kaynak bulma, satış ve dağıtım bileşenlerinden geldiğini göstermektedir. Bu alanlarda özvarlık getirisi oranları %22 gibi cazip değerlere ulaşmaktadır. Bu oran, daha yüksek işletme maliyetine ve sermaye gerekliliğine sahip kredi gibi ürünlerin bilanço öngörü ve yerine getirme bileşenleri açısından geçerli olan %6’lık özvarlık getirisi oranına kıyasla oldukça yüksektir.
Tamamını OKU

FİNANSAL PLANLAMA

Türkiye’de Emeklilik Hazırlığı ve Bireysel Finansal Planlamaya Olan İhtiyaç, Finansal Planlama ve Eğitim Merkezi, S.Özyüksel, U.Günay

Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemi, artan ortalama yaşam beklentisi, yaşlanan nüfus, düşük aktif/pasif sigortalı oranı ve düşük tasarruf oranı gibi birçok zorlukla karşı karşıyadır. Bu nedenle, Türkiye emeklilik sistemi yakın gelecekte ciddi bir baskı altında kalacaktır. Bu çalışmanın amacı, farkındalığı arttırmak, kamu otoritesi ve finansal kurumların harekete geçmesine katkı sağlamak için konu edilen zorlukları vurgulamaktır. Ayrıca, bu çalışma bireylerin emeklilikle ilgili beklentilerini ve öngörülerini, mevcut tasarruf ve yatırım alışkanlıklarını ve Bireysel Finansal Planlama Danışmanı ile çalışma isteklerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle, yargısal örnekleme yöntemi ile bir anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye’de yüksek derecede eğitimli ve Türkiye’de emeklilik konusunda en bilgili olanların bile, özellikle emeklilik dönemi için aldıkları ve uyguladıkları tasarruf ve yatırım kararları için Bireysel Finansal Planlama Danışmanı ile çalışma ihtiyacının olduğunu göstermektedir.
Tamamını OKU

 

Türk Finans Sektörünün Büyümesinde, Bireysel Finansal Planlamanın Önemi: Ekonomiye, Finansal Kuruluşlara, Tüketicilere ve Üniversitelere Katkıları, İstanbul Ticaret Üniversitesi, N.Ekren,  P.Fitzgerald, S.Özyüksel

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, ekonomilerinin büyümesi için ihtiyaç duydukları tasarruf ve yatırımları artırabilmek için, bireysel finansal planlama danışmanlığına büyük önem vermektedirler. Ayrıca, son yıllarda, ortalama yaşam ömründeki artış, bireylerin, emekliliklerinde daha uzun süre geçirmeleri anlamına gelmektedir ki, bu durum da, sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki, baskıları daha da artırmaktadır. Bu nedenle de hükümetler, bireylerin emeklilikleri için tasarruf yapmalarını artıran bireysel finansal planlama danışmanlığı mesleğinin gelişimine, giderek artan bir şekilde önem vermektedir.  Bireysel finansal planlama danışmanlığı, müşterinin finansal ve yaşamsal hedeflerini temel alarak verilen ve finansın tüm alanlarını içeren tam kapsamlı bir finansal danışmanlık hizmetidir. Bireysel finansal planlamacıların, tüketicilerin finansal planlarını en etkin ve verimli şekilde hazırlayıp, yönetebilmeleri için, finansın tüm alanlarında bilgi ve deneyim sahibi olması önemlidir. Bu nedenle bunu sağlamak için, bireysel finansal planlamacıların, uluslararası Sertifikalı Finansal Planlamacı (Certified Financial Planner-CFP) belgesini almak için gerekli olan, eğitim programını almaları büyük önem taşımaktadır.
Tamamını OKU

 

Değişen Danışmanlık Dünyasında Finansal Danışmanların Rolü, Financial Engines

Bu araştırmanın yapılmasındaki temel amaç, işyerlerindeki emeklilik programlarına dahil olarak tasarruf ve yatırım yapan bireylerin finansal danışmanlarla ilgili görüşlerini anlamaktır:

Emeklilik için yatırım yapıp halihazırda bir finansal danışmandan hizmet almayanların çoğunluğu (%54) gelecekte finansal danışmanlık hizmeti almakla ilgilenmektedir. Yatırımcıları hemen bir danışmandan hizmet almaya başlamaktan alıkoyan başlıca çekinceler; masraflar (%46), varlıklarının yetersiz olduğu algısı (%36) ve bir finansal danışmanın nasıl yardımcı olacağını bilmeme (%26) olarak görünmektedir.

Online danışmanlık hizmetlerine finansal danışmanlara erişim imkanını da dahil etmek, bu hizmetlerin yalnızca online danışmanlık hizmetleri sunulanlara kıyasla daha çok ilgi çekmesini sağlamıştır (“HYBRID-ROBO”). Her üç katılımcıdan ikisi (%68) bir finansal danışmana erişim imkanını da içeren bir online finansal danışmanlık hizmeti ile ilgilendiklerini belirtmiştir. Dahası, her on plan katılımcısından altısı bir danışmana erişim imkanına sahip olmanın online yatırım yönetiminde daha rahat etmelerini sağlayacağını belirtmiştir. Bir finansal danışmandan online finansal danışmanlık hizmeti almaya yönelik ilginin en yüksek olduğu gruplar ise 18-34 yaş arasındaki gençler (%80) ve şu anda bir danışmanla çalışmayan ancak ilerisi için bunu düşünen kişiler (%84) olarak öne çıkmıştır.

Danışmanlık hizmetleri emeklilik ve diğer finansal meseleleri de kapsamına almalıdır. Emeklilik için yatırım yapanların yardım almayı en çok istedikleri konular arasında; emeklilik hedeflerine ulaşmaları için gereken tasarruf oranını belirlemek, emeklilik birikimlerini düzenli gelire çevirmenin yollarını öğrenmek ve genel finansal sağlıklarını değerlendirmek yer alıyor. En çok yardıma ihtiyaç duyulan emeklilik dışı konular ise sağlık harcamaları planlaması, borç yönetimi ve bütçeleme olarak öne çıkıyor.
Tamamını OKU

 

Finans Sektörü Çalışanlarının Yatırımcı Davranışları Sebebiyle Değişen İş Tanımları, Natixis

Çift haneye yaklaşan getiri beklentileri ve oynaklığını sürdüren piyasalarda yatırım yapmanın getirdiği kaygılar arasında sıkışan yatırımcılar, profesyonel danışmanlığın bir karşılığı olması gerektiğini düşünürler. Bir finans profesyoneliyle çalışan bireylerin hedeflerine ulaşmaya daha yakın olduğuna inansalar da, yatırımcılar ne tür tavsiyelere ihtiyaçları olduğu konusunda net fikirlere sahiptir. Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki düzenleyiciler finans profesyonellerinin yatırımcıları birinci sıraya koymasını sağlamaya dönük adımlar atsalar da, bu kuralların ne anlama geldiğini yorumlayıp, uzun vadeli hedeflere ulaşmayı kısa dönemde performans göstermeye göre öncelikli tutarak daha iyi bir müşteri deneyimine dönüştüren de yatırımcılardan başkası değildir.
Tamamını OKU

 

Kişisel Finans Danışmanlarının Kattığı Değer Yıllık Yüzde 3 Olarak Ölçülmektedir,  Capital Sigma, Envestnet

Bu çalışma müşteri açısından önemli ölçüde değer yaratılan beş alanı öne çıkarmaktadır. İncelemeye finansal planlama ile başlayan bu çalışma, ardından varlık dağılımı, yatırım seçimi, sistematik yeniden dengeleme ve vergi yönetimi alanlarını ele almaktadır. Her bir bileşen “alfa” olarak anılan fazladan getiriye katkı sağlamaktadır.
Tamamını OKU

 

Finansal Danışmanlık Piyasa Değerlendirmesi,  HM Treasury-Financial Conduct Authority

Ağustos 2015 yılında yayınlanan, Finansak Danışmanlık Piyasa Değerlendirmesi Raporunda, finansal danışmanlık piyasasının tüm tüketiciler için iyi işlemediğine ilişkin endişeler yer almıştır. Değerlendirmenin amacı, herkese, hayatının her aşamasında makul fiyatlı ve erişilebilir finansal danışmanlık ve rehberlik sunan bir piyasanın gelişimini desteklemek için devlet, sektör ve düzenleyiciler tarafından ayrı ayrı veya topluca atılabilecek adımları ortaya çıkarmaktır. Değerlendirme, bireylerin kendi finansal gelecekleri bakımından daha fazla sorumluluk alması gerekliliğinin arttığı bir ortamda gerçekleştirilmiştir. Yaşlanan nüfus, konut piyasasındaki değişiklikler ve çalışma düzenindeki gelişmeler gibi sosyal ve demografik pek çok faktör kişilerin karşılaştığı tercihleri daha karmaşık ve çeşitli hale getirmiştir. Ancak insanlar bu kararların giderek daha fazlasını hiç veya sınırlı miktarda finansal danışmanlık ya da rehberlikle vermektedir. Değerlendirme finansal danışmanlık ve rehberlik piyasasının hem arz hem de talep tarafını; müşterilerin bu hizmetlere erişmesinin önündeki engelleri ve potansiyel çözümleri incelemiştir. Bu raporda, Değerlendirme sonucunda ulaşılan bulgular paylaşılmaktadır.
Tamamını OKU

 

 Fidelity® Milyoner Görüşü Araştırması Milyonerleri Finansal Danışmanlarını Başkalarına Tavsiye Etmesini Sağlayan Nedenleri Ortaya Çıkarıyor,   Fidelity

Araştırmaya göre: Finansal planlar oluşturmak gibi dolambaçsız ve açık adımlar milyoner müşterilerin danışmanlarını başkalarına tavsiye etme ihtimalini yedi kat artırıyor.
Tamamını OKU

ROBO-DANIŞMANLIK

Robo-Danışmanlık Alanındaki Öncü Şirket Varlık Yönetimi Sektöründe Yükselişte Olan Ve Bilgisayara Dayalı Finansal Danışmanlık Ile Bir CFP Profesyonelini Bir Arada Sunan Hibrid Hizmet Trendine Katılarak Fiyatları Yükseltiyor, 

Betterment’in fiyatlarını yükselterek, bireysel danışmanları tarafından verilecek danışmanlık hizmetlerini sunmaya başlayacağının ilanı, en başta öngörülen saf robo-danışmanlık modelinin sürdürülemezliğinin bugüne kadarki en doğrudan kabulü anlamına geliyor. Bu hamlesiyle Betterment, hiçbirisi aslında robot olmayan, ancak teknolojiden destek alan gerçek danışmanların hizmet sunduğu platformlar olan Personal Capital Vanguard Personal Advisor Services ve yakın zamanda tanıtılan Schwab Intelligent Advisory gibi başarılı rakiplerini taklit etmeye başlıyor.
Tamamını OKU

 

Danışmanlığın Sanal Hali: Yeni Dijital Yatırımcılık Hizmetleri Varlık Yönetimi Dünyasını Nasıl Değiştiriyor? EY

Otomatik yatırım danışmanlığı hizmeti sunan yeni bir grup dijital varlık yönetimi şirketinin ortaya çıkması bir anda sektörde en çok tartışılan konulardan biri oldu. Bu gelişmeler seyahat acentesi modelinin Expedia gibi online hizmetler karşısında büyük yara aldığı 90ların seyahat sektöründeki duruma benzetilirken, bazı yayın organları ve analistler ortaya çıkan girişimlerin varlık yönetimi danışmanlığının sunulma biçimi üzerinde devrim niteliğinde değişikliklere yol açacağını söylüyor. Ancak diğer bir grup da bu “robo-danışman” modelinin henüz kendini ispatlamamış olduğunu, sunduğu çözümlerin ise insanlar tarafından sunulan kişisel yatırım danışmanlığı ile yarışamayacağını belirtiyor. Bu bağlamda rapor, yeni firmaları inceleyip sundukları yenilikleri ve geleceğe dair öngörülerini öğrenerek sektördeki çoğu kişinin kafasında oluşan sorulara cevap arıyor. Bu şirketler geleneksel varlık yönetimi modelini ve sektörel ortamı değiştirecekler mi? Hizmetlerinin şimdiye kadar kendilerine çektikleri genç, teknoloji meraklısı müşteri kitlesi dışında ulaşabileceği yeterince geniş bir pazar var mı? Son olarak da bu temel değişiklikler (örn. Müşteri tecrübeleri, yeni potansiyel müşteri segmentleri) kalıcı olacaksa, geleneksel şirketler neler yapmalı?
Tamamını OKU

SİGORTA PLANLAMASI

Sigortacılıkta Danışmanların Değişen Rolü, Capgemini

Sigorta dağıtım dünyası geçtiğimiz yıllarda mobil uygulamalar ve online karşılaştırma platformları gibi dijital kanalların yaygınlaşmasıyla önemli değişikliklere sahne oldu.  Bu değişiklikler kısmen teknolojik gelişmelerden kaynaklanırken, bir diğer faktör de tüketicilerin değişen davranış ve tercihleri olarak görünüyor. Bu çalışma tüketiciler tarafından kullanılan mecraların değişmesinde etkili olan faktörleri, danışmanların (acenta ve broker) karşılaştığı zorlukları ve değişen sigorta dağıtım dünyasında danışmanların konumunu sağlamlaştıracak inovasyon stratejilerini ele alıyor. Çalışmanın hedef kitlesini dünya çapındaki sigorta sektörü çalışanları oluşturuyor.
Tamamını OKU

 

Sigorta Sektöründe Müşteri İlişkilerini Baştan Yaratmak,  Bain&Company

Günümüzde sigortacıların müşterilerin gözünde rakiplerinden ayrılması giderek daha zor hale gelmekte. Müşteriler satın alma tercihlerini yaparken büyük ölçüde fiyat odaklı karar verme eğilimindeler. Farkını ortaya koymak isteyen sigorta şirketleri daha kısa yanıt süreleri, çağrı merkezi çalışanlarının işinin uzmanı kişilerden oluşması ve daha kolay kullanılan uygulamalar ve web siteleri gibi yanlarını öne çıkarabilirler, ancak çok az sayıda firma bu işleri müşterilerinde hayranlık uyandıracak düzeyde iyi yürütebiliyor. Sigorta müşterilerini etkilemedeki zorluk kısmen müşterilerle iletişime geçme imkanlarının azlığından kaynaklanıyor, zira pek çoğu sigortacılarıyla yılda birden daha düşük sıklıkta muhatap oluyor. Şirketler müşterileriyle daha sık bağlantıya geçmek amacıyla web siteleri, e-postalar ve uygulamalar gibi dijital araçları kullanıyor. Ancak tek başına dijital mecraları kullanarak yapılabileceklerin bir sınırı var. Bain & Company tarafından 20 ülkede 172.000’in üzerinde bireysel sigortacılık müşterisiyle gerçekleştirilen anketin sonuçlarına göre, sigortacılar müşterileri dijital faaliyetleriyle etkileme konusunda ilerleme gösteriyor, ama yalnızca dijital mecraları kullanan müşterilerin sigortacılarına verdikleri sadakat notu, hem dijital hem de geleneksel mecraları kullanan müşterilere kıyasla daha düşük. İleri görüşlü sigorta şirketleri ise tamamen yeni bir yaklaşımı benimsemekteler. İlhamını tüketici tercihlerinin fiyat üzerinden belirlendiği diğer sektörlerden alan bu sigorta şirketleri standart sigorta ürünlerinin ötesine geçerek, müşterilerinin ve iş ortaklarının farklı ihtiyaçlarını karşılayan katma değerli hizmetler sunuyorlar.
Tamamını OKU

 

Sigortacılıkta Müşteri Davranışı ve Sadakat: Küresel Sürüm,  Bain&Company

Bain & Company tarafından yapılan bir anket, müşterilerin sigortacılarından temel sigorta faaliyetlerinin ötesine uzanan hizmetleri de almaya hazır ve istekli olduklarını gösteriyor. Belli başlı pazarların bir kısmında, örneğin Avustralya, Çin, Fransa, Almanya, İsviçre, Birleşik Krallık ve ABD’de, sadece geçtiğimiz yıl içinde bile müşterilerin ekosistem hizmetlerine ilgisi önemli ölçüde artış gösterdi. Müşteriler arzuladıkları sigorta dışındaki hizmetleri de kendilerine sunabilecek şirketlere daha yüksek primler ödemeye hazır olduklarını belirtiyorlar. Ayrıca, aradıkları hizmetleri kendi sigortacıları sunmuyorsa, sunan bir sigortacıya geçmeyi de düşünüyorlar. Ekosistem hizmetlerinin potansiyel faydalarıysa yalnızca sadakat artışıyla sınırlı değil, bu hizmetler aynı zamanda kar artışı için de önemli bir araç olabilir.
Tamamını OKU

 

Türkiye’de Sağlık Harcamalarının Yaklaşık %18’i Kişilerin Cebinden Çıkıyor,  Worldbank

Pek çok ülkede cepten yapılan sağlık harcamaları oldukça fazla ve bireylerin mali durumu açısından önemli bir risk oluşturuyor. Evrensel Sağlık Güvencesi ise insanlara ihtiyaç duydukları sağlık hizmetine gereksiz finansal zorluklara katlanmadan erişim imkanı verme fikrine dayanıyor.
Tamamını OKU

 

Uzun Süreli Bakım Sigortası: Dönüşüm Sürecindeki Bir Sektör,  John Hancock Insurance

Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte uzun süreli bakım ihtiyacı da artıyor. Ortalama yaşam süresinin artışta olduğu günümüz dünyasında, bu mesele gittikçe daha fazla önem kazanıyor. Uzun süreli bakım ihtiyacı kişileri bekleyen önemli bir finansal risk olarak karşımıza çıkıyor, ki çoğunluk bu riske karşı önlem almayı ihmal ediyor. Önümüzdeki yirmi yılda nüfusun yaşlanması, aile içinde bakım imkanının azalması, giderek daralan finansal kaynaklar, devlet ve aile bütçeleri üzerindeki yükün artışı gibi faktörler uzun süreli bakım ihtiyacını sürdürülemez derecede artıracak.
Tamamını OKU

 

Neden Belli Müşteriler Için En Uygunu Tam Hayat Sigortasıdır? Guardian

Tam hayat sigortası vergisel açıdan önemli faydalara sahiptir. Örnek vermek gerekirse; ölüme bağlı tasarruflarda vergi muafiyeti, vergisi ötelenmiş nakit değerlerin poliçe kapsamında biriktirilmesi ve para çekme ya da poliçe kredisi kullanma yoluyla poliçedeki nakit değerlere vergi avantajıyla erişim imkanı bu faydalardan birkaçıdır.
Tamamını OKU

EMEKLİLİK PLANLAMASI

Otomatik Katılım Emeklilik Planlarına Katılım Oranlarını Artırıyor,  WellsFargo

Bu rapor, katılım, katkı payı oranları ve çeşitlendirme alanlarındaki önemli trendleri inceliyor. Bireysel emeklilik sektöründeki değişim, bireysel emeklilik planlarının bireylerin emeklilik için para biriktirmesinin en önemli aracı haline gelmesiyle eş güdümlü olarak devam ederken, planların katılımcıların çalışma hayatlarının ilk gününden emekliliklerine kadar her aşamasında onlara yardımcı olacak şekilde tasarlanması kritik öneme sahip.
Tamamını OKU

 

Bireylerin Emekliliğini Güvenceye Almasını Sağlamak Için Davranışsal Yanılgıların Üstesinden Gelmek,  Deloitte University

Finans kurumları kişileri bir emeklilik hesabı açmaya ikna ederken önemli zorluklarla karşılaşırlar. Vakit darlığı veya çakışan finansal öncelikler en sık dile getirilen engellerdendir. Bu engellerin altında yatan ise genellikle kişileri doğru zamanda en etkili kararı vermekten alıkoyan davranışsal unsurlardır. Örneğin, gelecekteki finansal ihtiyaçları karşılamak için tasarruf yapmaktansa hemen elde edilen faydalara öncelik verme eğiliminin (şimdilik yanılgısı) kişilerin emeklilik hesabı açmasının önüne geçtiği gösterilmiştir. Dahası, bilgi seviyesi düşük kitleler açısından sürecin karmaşıklığı finansal açıdan en bilgili olanlar dışındakilerin sisteme dahil olmasını engelleyebilir, ki bu da atalet ismindeki diğer bir davranışsal iktisat kuralının örneğidir. Bu yüzden bireysel emeklilik piyasasındaki zorluklarla mücadele edilirken tüketicilerin sisteme toplu halde dahil olmasını sağlayacak iki faktör; kolay erişilebilirlik ve otomasyon olarak gösterilebilir.
Tamamını OKU

 

Uzun Yaşam Süresi Emeklilikte Bir Avantaj Olabilir,  Investment News

Emeklilik planlaması söz konusu olduğunda, uzun yaşam süresi de tıpkı piyasa riski, enflasyon riski ve faiz oranları riski gibi kişinin tasarruflarının maruz kalacağı dört ana riskten biri olarak görülür. Ancak 65 yaş üstü kişi sayısında gelecek 20 yılda gerçekleşmesi öngörülen artışın, ülkenin ve finansal hizmetler sektörünün emekliliğe yaklaşımını ve emeklilik ihtiyaçlarını karşılama biçimini de dönüştürmesi mümkündür.
Tamamını OKU

 

Uzun Yaşam Planlamasında Danışmanların Rolü, Financial Planning

Ortalama yaşam ömrü, her geçen gün daha da artmakta. WHO’ya göre, sadece ortalama yaşam ömrü artmıyor, aynı zamanda bireylerin sağlıklı ve aktif alarak yaşayacakları yılların da sayısı ortalama 30 yıl daha fazla olacak. Bazı araştırmalar ise bugün doğan bebeklerin 100 yaşına kadar yaşayacaklarını ve bu yaşamlarının önemli bir kısmını da sağlıklı ve aktif olarak geçireceklerini gösteriyor.

Bu durum da bireylerin sadece emekliliklerinde geçirecekleri süreyi uzatmakla kalmıyor, aynı zamanda, bu süreyi sağlıklı ve aktif olarak geçirecek bireyler için emekliliklerinin çok daha kapsamlı planlanmasını gerktiriyor. Başka bir ifadeyle, uzun yaşam planlaması yapılmasını önemli hale getiriyor.
Tamamını OKU

 

Küresel Yaşlanma ve Demografik Durgunlaşma,  Global Investment

Ortalama yaş artıyor ve insanlar her zamankinden daha uzun yaşıyor. Bu durumun yansımaları ise görmezlikten gelinemeyecek kadar önemli. Emeklilik ve sosyal güvenlik sistemleri yetersiz kalırken, uzayan yaşam süreleri doğum oranlarındaki düşüşle de birleşerek küresel üretkenlik artışının durgunlaşmasına yol açıyor.
Tamamını OKU

 

Emekliliğin Geleceği – HSBC Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Raporu,  

Dünya değişirken, emeklilik de onunla birlikte değişiyor. Önemli politik, sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimler insanların emeklilikle ilgili görüşleri üzerinde oldukça etkili oluyor. Yaşlanan nüfus ve artan milli borç, dünya genelindeki ekonomilerin emekliliğinde maaş veya yardım ihtiyacı duyan yaşlı nüfusa destek olmaya devam edip edemeyeceği konusunda endişelere yol açıyor. BAE’de çalışma çağındaki kişilerden %53’ü emeklilik maaşı veya yardımına gereksinim duyan yaşlı kişilerin sayısındaki artış konusunda endişeleri olduğunu belirtiyor. Çalışma çağındaki nüfusun %60’ı milli borç seviyelerinin yaşlılar için daha az kaynak ayrılması anlamına geldiğini kabul ediyor. Çalışma çağındaki bu kitlenin %73’ü yaşlıların gelecekte sağlık masrafları için daha fazla harcama yapmaları gerekeceğini düşünürken, %69’u sağlık masraflarını karşılama konusunda kaygılı olduğunu belirtiyor. Çalışma çağındaki kişilerin %24’ü sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve makul fiyatlılığı hakkında endişelere sahip, dünya genelinde ise (Çin ve Tayvan hariç) bu oran ortalama %25 seviyesinde. Emeklilik dünyasındaki değişiklikler kişileri emeklilikten beklentilerini de değiştirmeye zorluyor. Emeklilik tasarruflarının mevcut gidişatını göz önünde bulundurduklarında, çalışma çağındaki kişilerin yalnızca %44’ü emekli olduklarında finansal açıdan rahat edeceklerini düşünüyor, %38’i ise henüz emeklilik için tasarruf etmeye başlamamış. Faiz oranları tarihin en düşük seviyelerinde gezerken, çalışma çağındakilerin %50’sinin paralarını mevduat hesaplarından yatırıma çevirmeleri gerekecek, kişilerin %51’i ise halihazırda en iyi getiriyi yakalamak için paralarını dolaştırıyorlar. Çalışma çağındaki kişilerin %67’si finansal kararlarına rehberlik edecek bilgilerin arayışında olduğunu belirtiyor.
Tamamını OKU

YATIRIM PLANLAMASI

Küresel Yatırımlar Sayesinde Yerli Varlıklara Öncelik Verme Yanılgısını Ve Portföy Volatilitesini Yenmek,  Nationwide

Ekonominin küreselleşmesi dünyanın her yerinden yatırım fırsatlarına kapıyı açmış olsa da pek çok yatırımcı bu avantajlardan faydalanmaya yanaşmıyor. Bireysel yatırımcıların çoğunluğu bunun yerine daha yüksek risk taşıyan uluslararası piyasaların getireceği kayıplardan kaçınmayı hedefleyen bilişsel bir yanılgının ağına düşerek konumlarına daha yakın yerlere yatırım yapmayı ve portföylerini yerli yatırımlarla doldurmayı tercih ediyor. Bu olgu dünyanın her yerindeki yatırımcılarda gözleniyor. Bu çalışmada yerli varlıklara öncelik verme yanılgısı ve bireysel yatırımcıların portföylerini yerli yatırımlarla doldurarak aldıkları riskler inceleniyor.
Tamamını OKU

 

Teknik Önerilere Karşı Temel Öneriler

Teknisyenler ve temel analistler arasındaki eski tartışmalar cevaplanmanın eşiğinde görünüyor.  Bir aydan bir yıla kadar değişen yatırımlarda en iyi teknisyenler, önde gelen analistlerin oldukça önünde yer alıyor. Aslında, bu sonuca ulaşan akademik çalışmaya göre, sonuç “yakın” bile sayılmaz: İyi bilinen teknisyenlerden alınan ortalama satın alma önerisi, sonraki dokuz ay boyunca geniş borsa pazarında %8 daha iyi performans sergilerken, önde gelen temel analistler tarafından önerilen ortalama tahvil, piyasada düşük performans sergiliyor.
Tamamını OKU

ALTERNATİF YATIRIMLAR

 Yönetici Seçimi Sanatı ve Bilimi, Jaime Arguello ve James Newman, Barclays: Varlık ve Yatırım Yönetimi,  Barclays-Wealth and Investment Management

Bir yatırımcının finansal hedeflerini gerçekleştirmeye en yakın portföyü oluşturmak iki şeyi doğru anlamayı gerektirir. İlk olarak doğru varlık dağılımı tespit edilmelidir. İkinci olarak da bu varlık dağılımı doğru şekilde hayata geçirilmelidir. Pek çok yatırımcı için bir varlık dağılımını hayata geçirmek çeşitli varlık sınıflarından portföyleri oluşturmak ve sürdürmek amacıyla ayrı bir hesap veya fon aracılığıyla profesyonel yöneticilerden hizmet almayı içeren bir süreçtir. Ancak çoğu yatırımcı bir şirketin hisselerini çekici kılan faktörler (yüksek getiri artışı potansiyeli, düşük değerleme vs.) hakkında fikir sahibi olsa da yönetici seçim süreci genelde pek az bilinir.

Yönetici seçimi üzerine yapılan tartışmalar her zaman yatırım yöneticilerinin genel olarak bir indeks üzerinden zaman içinde fazladan değer yaratıp yaratamayacakları sorusuna gelip dayanır. Ancak bu çalışmada aktif yönetim ile indeksleme arasındaki farklar tartışmasına değinilmemektedir. Yazarların düşüncesi portföylerde her iki yatırım yönetimi şekline de yer olduğu yönündedir ve çalışma her bir müşterinin finansal karakterini belirleyerek hangi yatırım stratejisinin onlara daha uygun olduğunu belirlemeyi hedeflemektedir. Çalışmada, aktif yönetim kendisine daha uygun olan yatırımcılar için yatırım yönetim kuruluşlarını belirleme, analiz etme, seçme ve gözlemleme konularında yol gösterecek açıklamalar yer almaktadır.
Tamamını OKU

 

Uzun Vadeli Portföy Rehberi, Sermayeyi Uzun Vadeye Odaklamak, Focusing Capital on the Long Term – FCLT  

2008 finansal krizinden bu yana, kısa vadeli düşünmenin zararları hakkında pek çok kapsamlı tartışma yürütüldü, ancak bu sorunlara çare olacak ortak eylemler konusunda gerekli adımlar atılamadı.  Ocak 2014’te yayınlanan “Sermayeyi Uzun Vadeye Yönlendirmek” başlıklı Harvard Business Review makalesinde McKinsey & Company şirketinden Dominic Barton ve Kanada Emeklilik Programları Yatırım Kurulu’ndan Mark Wiseman şu görüşleri savunuyor: “İlerlemenin en gerçekçi ve etkili yolu olarak öne çıkan tek yöntem; kapitalist sistemin köşe başını oluşturan oyuncuların, yani büyük varlık sahiplerinin yatırım stratejilerini ve yaklaşımlarını değiştirmektir. Harekete onlardan başlanmalı. Eğer onlar uzun vadeli sonuçları maksimize etmeyi hedefleyen yatırım stratejilerini benimserlerse; varlık yöneticileri, yönetim kurulları ve şirket yöneticileri gibi diğer önemli aktörler de peşlerinden gidecektir.” Yakın zamanda kamusal ve özel emeklilik planları ile bağımsız varlık fonu yöneticilerinin katılımıyla yapılan bir ankette, katılımcıların büyük çoğunluğu uzun vadeli yatırım yapabilmenin bir avantaj olduğunu kabul ederken, hedeflerinin uzun vadeye dönük olmasını sağlayacak etkili uygulama stratejilerinden ve araçlarından yoksun olduklarını belirtmişlerdir.

Kurumsal yatırımcıların (ki bunlar emeklilik fonları da dahil olmak üzere varlık sahipleri, bağımsız varlık fonları, karşılıklı ve diğer yatırım fonları, hayat sigortası şirketleri; yatırım yönetimi şirketleri ve varlık sahipleri bünyesindeki kurum içi portföy yöneticileri de dahil olmak üzere varlık yöneticileridir) karşı karşıya kaldığı bu uzun vadeli araç eksikliğini gidermek amacıyla FCLT, toplamda yönettikleri varlık boyutu 6 Trilyon Dolar’ın üzerinde olan dokuz farklı kurumsal yatırım organizasyonu bünyesinde çalışan 20 tecrübeli yatırım profesyonelini bir araya getirdi. Çalışmanın amacı, kurumsal yatırımcıların portföy stratejilerini ve yönetim uygulamalarını uzun vadeli değer üretimine odaklamalarını sağlayacak pratik fikirler geliştirmek ve bu sayede de yatırım değer zincirinin her kademesinde uzun vadeli faydaları hedefleyen bir düşünce tarzını yerleştirmek olarak ortaya kondu.

Yazarlar tarafından yürütülen çalışmanın sonucunda, tüm yatırımcıların göz önünde bulundurması gereken beş temel aksiyon alanında tavsiyeler belirlendi: yatırım inançları, risk iştahı söylemleri, benchmarking süreci, değerleme-teşvik işlemleri ve yatırım talimatları. Yazarlar bu beş alanın bir araya gelmesiyle kurumsal yatırımcıların ellerinde bulundurdukları portföyler, yatırımcı şirketler ve sonuçta da tüm paydaşları için uzun vadeli faydaları ortaya çıkarmasına yarayacak bir çerçeve sunulduğu görüşündeler.
Tamamını OKU

 

Özel Sermaye İkincil Piyasasına Yatırım Yapmaya Giriş Rehberi, Capital Dynamics  

Günümüzde yatırımcılar çeşitli varlık sınıflarında hissedilen ve getiri hedeflerini önemli ölçüde etkileyen çetin koşulların yol açtığı tarihi ölçekte zor bir makro ortamla karşı karşıyalar. Faiz oranları daha önce hiç olmadığı kadar düşük seviyelerde seyretmekte ve bu da güvenli varlık sınıflarından elde edilebilecek kazancın düşük kalmasına ve sabit getirili kazançların da ciddi ölçüde bir ana para kaybı riskiyle karşılaşmasına sebep oluyor. Finansal krizin ardından büyüme sürecine giren menkul kıymet piyasaları uzun dönemdeki ortalamalarının oldukça üzerinde işlem görerek yatırımcıların aşağı yönlü riske maruz kalmasına neden oluyor. Son olarak da geçtiğimiz yıllarda gayet düşük seviyelerde kalan piyasa volatilitesi, son birkaç aydaki yükselişiyle ilerideki menkul kıymet getirileri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Hem varlık hem de borç cephelerindeki güçlüklerle karşı karşıya kalarak işi giderek zorlaşan günümüz yatırımcıları da özel sermaye ikincil piyasası (“ikincil piyasa”) gibi “alternatiflerin” arayışına giriyor. Yazarlar makalenin devamında detaylıca açıkladıkları üzere ikincil piyasaların çekici uzun vadeli getiri oranları sunarken aynı zamanda korumaya dönük özelliklere de sahip olmaları sayesinde mükemmel bir risk/getiri dengesi profili sağladığı görüşündeler.
Tamamını OKU

 

Alternatif Yatırım Dünyasında Geçen Yıl: neler oldu, neler olacak, Think Advisor 

Yatırımcıların %83’ü geçtiğimiz yıldaki performansın beklentileri yakaladığını ya da üzerine çıktığını belirtirken, %43’ü de önümüzdeki yıl bir öncekine göre daha fazla sermaye yatıracaklarını söyledi. Yatırımcıların yarısı şu andaki finansal iklimde en iyi fırsatlar olarak küçük ve orta pazarlardaki toptan satın alma fonlarını gösterdi.
Tamamını OKU

 

Geleneksel olmayan ikincil piyasa stratejilerinde risk, Augustin Duhamel ve Vidar Bergum, 17Capital

Özel sermaye sektörünün olgunlaşmasıyla, ikincil piyasalar büyüyerek yatırımcıların portföylerindeki risk/getiri profilini dengeleyebilecekleri çekici bir alan sunmaya başladı. Bu yazı, geleneksel ikincil piyasa alıcılarının yaklaşımını imtiyazlı sermaye ve borç finansmanı gibi iki alternatif yaklaşımla kıyaslayarak geleneksel olmayan özel sermaye ikincil piyasası stratejileriyle ilintili risk konularını değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Riskin birincil düzeydeki anlamı, incelenen yatırım stratejisi için mevcut olan finansal risktir. Bu da iki önemli parametreyi içerir: (a) Sermayeyi kaybetme ihtimali ve (b) Getirilerdeki belirsizlik.

Bu bakımdan sorulması ve değerlendirilmesi gereken “Yatırılan sermayeyi kaybetme ihtimali nedir?” “Getirilerdeki volatilite ne kadardır?” “Likidite profilindeki volatilite ne kadardır?” gibi sorular bulunur. Riskin finansal olmayan boyutları (örneğin siyasi ya da ekonomik risk) her yatırım stratejisi bakımından eşit derecede bulunduğundan bu bölümde bunlara değinilmeyecektir.

Bu yazıda geleneksel strateji kavramını, çok sayıda benzer kişi tarafından uygulanan yatırım stratejilerini ifade etmek üzere kullanacağız. Bu yatırımcılar oldukça benzer fon yapıları ve yatırım kriterleriyle hareket ederler ve bunun sonucu olarak da neredeyse aynı risk profillerine sahiptirler. Geleneksel stratejiler içinde fonlar hedefledikleri piyasa segmentleri açısından farklılık gösterebilirler, ama yine de kendi segmentleri içinden bir miktar rakipleri olacaktır. Geleneksel ikincil piyasa fonları bu tanıma uyan bir yatırım stratejisine örnektir.

Geleneksel olmayan stratejiler, birbirine benzeyen sınırlı sayıda aktör tarafından uygulanan yatırım stratejileri anlamına gelir. Bunların geleneksel fonlara benzer bir yapıda faaliyet göstermesi mümkün olduğu gibi, bankalar veya aile yatırım şirketleri gibi bilanço yatırımcıları tarafından da uygulanabilirler.
Tamamını OKU

 

Uzun ömürlülük riski transfer piyasaları: piyasa yapısı, büyümeyi destekleyen ve engelleyen faktörler ve potansiyel riskler, Bank for International Settlements

Pek çok ülkede karşılaşılan yaşlanan nüfus olgusu sosyal politikalar ve düzenleyici/denetleyici kurumlar açısından büyük zorlukları beraberinde getirmektedir. İnsanların daha uzun süre yaşaması, emeklilik ödemelerinin öngörülenden daha uzun süre yapılması şeklinde ortaya çıkan uzun ömürlülük riskinin de emeklilik için birikim yapmaya yarayan mevcut ürünlerin sürdürülebilirliği açısından daha büyük bir endişe kaynağı olmasına neden oluyor.

Uzun ömürlülük riskinin boyutu, ortalama yaşam süresi beklentisindeki her 1 yıllık artışın, tipik bir maaş esaslı emeklilik fonunun yükümlülüklerinde yüzde 3 ila 4 oranında artışa neden olduğu düşünüldüğünde (IMF, 2012) finansal bakımdan gayet belirgin olarak görülür. Dünya genelinde emeklilik ödemeleri bakımından oluşan uzun ömürlülük riskinin toplam miktarının 15 Trilyon Dolar ile 25 Trilyon Dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu yüzden, uzun ömürlülük açısından yapılan bir yıllık hesap hatası, risk sahiplerine toplamda 450 Milyar Dolar ile 1 Trilyon Dolar arasında ek maliyet olarak geri dönecektir.

Bu riski yönetmek adına, bazı ülkelerdeki emeklilik fonları bu uzun ömürlülük risklerini transfer etmeye yarayacak mekanizmaların arayışı içine girmekteler. Uzun ömürlülük riskini transfer etmek için kullanılan ve transfer edilen ve ortaya çıkarılan risk bakımından diğerlerinden farklılık gösteren üç temel işlem türü bulunur:

Bir toptan satış işlemiyle, emeklilik planının tüm varlıkları ve borçları peşin olarak ödenen sabit bir prim karşılığında sigorta şirketine devredilebilir. Bu sayede bütün risk (uzun ömürlülük, yatırım ve endeksli planlar bakımından enflasyon riski) devredilmiş olur. Ancak emeklilik planı sahipleri bu durumda da planı sunan kuruluş ya da garantörünün değil, sigortacının borcu ödeyemeyecek hale gelmesi riskiyle karşılaşırlar.

Bir satın alma ile, emeklilik planı sunan kuruluş varlık ve yükümlülükleri elinde tutarken, sigortacıdan emeklilik ödemelerini karşılamasını sağlayacak düzenli ödemeler almak üzere belli bir primi peşin olarak öder. Bu durumda, risk transferi kısmi olarak gerçekleşir, zira sigortacı için halen karşı taraftan kaynaklı risk mevcuttur ve emeklilere karşı sorumluluk emeklilik planının sunucusu olan kuruluşta kalır.

Bir uzun ömürlülük takası (veya sigortası) işlemiyle, takasın karşı tarafına (veya sigortacıya ya da reasüröre) düzenli sabit ödemeler yapılır, karşılığında ise emeklilik ödemesi sırasındaki ölüm oranlarının beklenen ve gerçekleşen miktarları arasındaki fark üzerinden hesaplanan ödemeler alınır. Satın alma durumunda olduğu gibi karşı taraftan kaynaklanan bir risk mevcuttur ve emeklilik planı sunucusu emeklilere karşı doğrudan sorumlu olarak kalırken, yatırım riskini de elinde tutmaya devam eder.
Tamamını OKU

Bize Ulaşın

GFN Entitüsü kariyerinde ilerlemek için yeni beceriler kazanmak isteyen profesyonellerin veya çalışanlarının becerilerinin geliştirilmesini isteyen yöneticilerin, uygulamaya yönelik ve yüksek kaliteli eğitim programları konusunda güvenebileceği çok önemli bir kaynaktır.